YÜCE ALLAH'I TANIMADA, ESMAÜ'L HÜSNA'NIN ÖNEMİ
Her özellik kendi özellik ve nitelikleri ile bilindiği gibi, Yüce Allah da sıfatları ile ilgili. “De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ayetiyle bileni, bilmeyenden ayırmıştır. Bilmeyenin inancı kültüre bağlı olarak meydana gelirken, bilen tahkiki imana erişip, en güçlü iman olan “yakine” yönelmektedir! Nebi, veli, sıddık ve şehitlerin imanı olan bu iman, depremde yıkılmayan sağlam binalar gibi, onun tür sarsıntıda ayakta kalabilmektedir!
Allah'ın (CC) Zatıyla ilgili Kur'an'da çeşitli ayet bulunmakta olup, bunlardan bazıları mealen şöyledir: “… Allah kendinden başka İlah olmayandır. En güzel isimler yoktur O'na mahsustur. ”(Tâha 20/8)“ Allah göklerin ve yerin nurudur. ”(Nur 24/35)“ Allah ... O'ndan başka ilah yoktur. Ey, Hayy ve Kayyumdur. (Al-i İmran 3/2) “Allah, onun yaratıcılığınıdır. Ey şeye vekildir. ”(Zümer 39/62)“ De ki Ey Allah birdir. Allah Samed'dir. Onun hiçbir şeye ihtiyaç yoktur; ama onun şey ona muhtaçtır. O, doğurmamış ve doğurullanmıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. ”(İhlas 112 / 1-4),“ O, Evvel'dir, Ahir'dir, Zahir'dir, Batın'dır. O, onun şeyi bilendir. ”(Hadid, 57/3)
Aşağıda geçen: Nur'un inzal olduğu, Nur Suresi 35.Ayetiyle, Zatının Nur ve durumlarının ana kaynağını da Nur olarak açıktır. Allah'ın güzel isimlerinden birisi de “en-Nur” dur. Al-i İmran Suresi 2. Zekinin diri (canlı) olduğunu bildirir. İhlas Suresinde ise: “De ki, Allah birdir.” Ayetiyle, Vahdaniyetini, tekliğini ve eşsiz bir olduğunu vurgulamakta; Samed olarak, hiçbir şeye ihtiyaç duymadığı gibi hiçbir kimseye muhtaç olmadığını, yarattığı şartların tamamının zatına muhtaç olduğunu belirtir. Zatı Akdesi de varlıkları doğurarak meydana getirmemiştir. (Bu ayette haşa “İsa Allah'ın oğludur.” Diyen Hıristiyanlara yalanlama bulunmak-tadır.) O, yarattıklarının hiçbirine benzememekte; biri, bir kısmı, ya da tamamının kendinin misli ve benzeri değildir özellikle betimliyorum. Yüce Allah'ın böyle bilinip, Ey ' na bu özellikleri ile inanmak için bilinmesi için, Peygamber Efendimiz tarafından bu Ayete İhlas ismi bulunmaktadır. Hadid Suresinin 57.Ayetinde: “sonsuz zamanın, olmayan sonu” olduğunu, zahirde (dışta), batında (iç alem)) - “Emir Aleminde” - ne sahip kendiniz kaim (bağımlı) olup ve kendine dayandığını vurgulamak. Son ayette ise her şeyin kendi ilmi ve bilgisi dahilinde olduğunu bildirmektedir. Varlığını zikrettiği ayetler bunlarla sınırlı değildir; Mürşid-i Azam olan Yüce Kur'ân'ın suresinde, Son ayette ise her şeyin kendi ilmi ve bilgisi dahilinde olduğunu bildirmektedir. Varlığını zikrettiği ayetler bunlarla sınırlı değildir; Mürşid-i Azam olan Yüce Kur'ân'ın suresinde, Son ayette ise her şeyin kendi ilmi ve bilgisi dahilinde olduğunu bildirmektedir. Varlığını zikrettiği ayetler bunlarla sınırlı değildir;
Rabb'i tanıyıp, öğrenerek yakınlaşmanın şartı: Sıfatlarını bilerek ibadet edip, bunları tefekkür ederek, Zatını zikredip O'na yakarmaktan geçmektedir. Sıfatlar “O'nun Güzel İsimleri” olarak Kura'an'la inzal olduğu gibi Buhari, Tirmizi ve İbn-i Mace'nin kitaplarına aldıkları hadislerde de zikredilmiştir. Ebu Hureyre'den nakledilen: “Allah'ın doksan dokuz -yüzden bir eksik- adı vardır. Bunları anlayarak, ezberleyip sayan (zikreden) Cennete girer. Allah tektir teki sever. ”(Buhari) Tirmizi'nin ise Ebu Hureyre'den naklettiği bir perçinay:
Hadis ilminin İmamları olarak zikredilen ve aynı asırda ayrı, ayrı şehirlerde yaşamış bulunan Tirmizi ve İbni Mace'nin aynı nedeni naklettikleri Hadisin metinlerinin başlangıç kısmı aynıdırla birlikte, ancak biri birinden farklı 25 Çünkü Hadislerin lafzına (sözlerine) bağlanıp kalmak doğru değildir. Resulullah Efendimizin ne demek istediğinin anlaşılmasıdır. Unutulmaması gereken, Efendimizin sözlerinin bir bölümünün muhatabı, yaklaşık Üç-Beş yüz kelimeyle konuşabilir Bedevilerdi. İbrahim Canan'ın bu yönudaki düşünceleri konumuza ışık tutuyor: “Hadisleri okurken, metnin lügâti (sözlük) manasına bağlanıp kalmaktan ziyade, Resulullah Efendimizin (SAV) asıl kastını tefekkür etmek, araştırmak daha uygun. Ancak bunu yaparken, ifrata götürüp, İslâm'ın umumi prensiplerine ters düşen tevillere kaçmak da doğru değildir. Cenab-ı Hakk'ın ihlas ve iyi niyet sahiplerini daima doğruya hidayet edeceğine inanabiliriz. Şu halde bize düşen aşkla, samimiyetle Resulü Ekrem'i anlamak için adım atmak, gayret göstermektir. Bu bahçeye giren istediği daldan meyve alamasa da, nasipsiz kalmaz, ulaşacağı dallar bulabilir. Bütün iş, sepet doldurmak arzusuyla Sünnet bahçesine girmektir. Rahmet-i Rahman kimseyi zengindir, engindir. (Hadis Usulü Tarihi, Akçağ Yay.1998 / Ank) Cenab-ı Hakk'ın ihlas ve iyi niyet sahiplerini daima doğruya hidayet edeceğine inanabiliriz. Şu halde bize düşen aşkla, samimiyetle Resulü Ekrem'i anlamak için adım atmak, gayret göstermektir. Bu bahçeye giren istediği daldan meyve alamasa da, nasipsiz kalmaz, ulaşacağı dallar bulabilir. Bütün iş, sepet doldurmak arzusuyla Sünnet bahçesine girmektir. Rahmet-i Rahman kimseyi zengindir, engindir. (Hadis Usulü Tarihi, Akçağ Yay.1998 / Ank) Cenab-ı Hakk'ın ihlas ve iyi niyet sahiplerini daima doğruya hidayet edeceğine inanabiliriz. Şu halde bize düşen aşkla, samimiyetle Resulü Ekrem'i anlamak için adım atmak, gayret göstermektir. Bu bahçeye giren istediği daldan meyve alamasa da, nasipsiz kalmaz, ulaşacağı dallar bulabilir. Bütün iş, sepet doldurmak arzusuyla Sünnet bahçesine girmektir. Rahmet-i Rahman kimseyi zengindir, engindir. (Hadis Usulü Tarihi, Akçağ Yay.1998 / Ank)
Ahmed Had Hanbel'in arasında olan Hadis-i Şerifte de, Yüce Allah'ın sıfatlarını Doksan Dokuzla sınırlanamayacağınızı gösterir: Ey isimler ki, sen Zat'ı Bari'ni seçmek hepsiyle anmışsındır. Kitaplarında inzal buyurmuş, yahut bir peygamberine öğretmiş, veya ezeli gayb ilminde kendin için seçmişsindir. ”
Tarihi gelişim içerisinde, Esmâ'ül Hüsna ile ilgili kitap ve şerh yazan değerli otoriteler, İbni Mace'nin tespitlerine değinmişlerse de, özellikle Tirmizi Hadisi'ni kaynak tutarak şerh edilmiştirlerdir. Kuris'da hadislerde zikredilen isimlerinizde açık geçmekte olup, zaten sıhhatine bu sayfada hükmedil-miştir. Halk arasında Esmaü'l Hüsna denen, bu Hadis anlaşılmakta, oradaki bazı Müslümanlar, Allah'ın Güzel İsimlerinin 99'la sınırlı olduğunu sanmaktadırlar! ...
Tirmizi'nin Sünen'ine göre isimler:er-Rahman, er-Rahim, el -Melik, el- Kuddüs, es-Selam, el-Mü'min, el-Müheymin, el-Aziz, el-Cebbar, el-Mütekebbir, el-Halik, el-Bari, el-Musavvir, el-Gaffar, el-Kahhar, el-Vehhab, er-Rezzak, el-Fettah, el-Alim, el-Kâbiz (Kabid), el-Bâsit, el-Hâfid, er-Râfi, el-Muizz , el-Muzill, es-Yarı, el-Basir, el-Hakem, el-Adl, el-Latif, el-Habir, el-Halim, el-Azim, el-Gafur, eş-Şekur, el-Aliy, el -Kebir, el-Hafız, el-Mukit, el-Hasip, el-Celil, el-Kerim, er- Rakib, el-Mucib, el-Vâsi, el-Hakim, el-Vedud, el-Mecid, el-Bâis , eş-Şehid, el-Hakk, el-Vekil, el-Kaviy, el-Metin, el-Veli, el-Hamid, el-Muhsi, el-Mübdi, el-Muid, el-Muhyi, el-Mümit, el -Hayy, el-Kayyum, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, el-Ahad, es-Samed, el-Kâdir, el- Muktedir, el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir ez-Zahir, el-Batın, el-Vali, el-Müteâli, el-Berr, et-Tevvap, el- Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,Malikü'l-Mülk, Zü'l Celali Ve'l İkram, el-Muksit, el-Cami, el-Gani, el-Muğni, el-Mani, ed-Darr, en-Nâfi, en-Nûr, el- Hadi , el-Bedi, el-Baki, el-Varis, er-Reşid, es-Sabur
“Ey, yaratan, kusursuzca var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nu zikretmektedir. Ey Aziz ve Hakimdir. (Hasr 59/24)
Kur'an-ı Kerim'de açık-seçik isim ve sıfat olarak geçen ve bunların araştırmacı ve ilim otoritesinin üzerinde ittifak kullanarak, Allah'u Teâla'nın bilinen i-simlerinden, bunların dışında sıralanmıştıriz:
1-Allah. CC 2-El-RAHMAN, 3-Er-RAHİM, 3-Er-RABB, 4-El-MELİK / El-MALİK, 5-El-MUHİT, 6-El- KADİR, 7-El-ALİM, 8-El -HAKİM, 9-El ALLAM, 10-Et-TEVVAP, 11-El-BARİ, 12-El-GAFUR, 13-El-BASİR / BASAR, 14-El-NÂSİR, 15- El-VASİ, 16-El- BEDİ, 17-Es-SEMİ, 18-El-AZİZ, 19-El-RAUF, 21-El-KARİB, 22-El HABİR, 23-El-HAYY, 24-El-KAYYUM, 25- El-ALİ / ALİY / ŞLÂ, 26-El-AZİM, 27-El-VELİ, 28-El-GANİ, 29-El-HALİM, 30-El-HAMİD, 31-El-VEHHAB, 32-El-CAMİ, 33-El-İLAH , 34-El- MALİKÜ'L MÜLK, 35-El-LATİF, 36-En-NÂSİR, 37-El-VEKİL, 38-Er-RAKİB, 39-El-HASİB, 40-El-KEBİR / EKBER, 41- El-AFİK, 42-El-MUKİT, 43-El-VAHİD, 44-Er-REZZİK, 45-El-FİTİR, 46- El-KAHİR, 47- El-KÂDİR ,. 48-El-HAKK, 49-El-FÂLIK, 50-El-HALİK / HALLAK / HALIK, 51-El-HAKEM, 52-El-MEVLA, 53-Eş-ŞEHİD / ŞAHİD, 54-El-HAFİZ / HAFIZ, 55-El-MUCİB, 56-El-MECİD / MACİD, 57-El-VEDUD, 58-El-MUSTEÂN, 59- El-GALİP, 60-El- KAHHAR,
Er-Rahim isminin 114 surede zikredildiği içindir. Aşağıda değindiğimiz gibi, Allah'ın İsimleri bu kadarla sınırlı değildir. Kur'an tefsiri için gerekli olan zatların, 313 isim belirlediklerine dair rivayetler yanında, Allah'u Taala'ya sonsuzluk ifadesi olarak “1001 ismi hürmetine” yakarmak, dua literatürümüze de girmiş olduğunuz! ...
Kur'ân'da, “İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'nu bunlarla zikredin ... ”* (Araf 7/180)“ De ki, ister Allah diye –zikredin- çağırın, ister Rahman diye çağırın, hangi güzel isimlerle çağırırsanız O'nundur ... ”(İsra 17/110 ) Zikirle ilgili, “Ayık olunuz, kalpler ancak Allah'ın zikri ile itminan bulur. (Rad 13/28)
Allah'a en güzel yakarış, O'nun Yüce sıfatları ile yapılanıdır. Rabb'i anmanın en anlamlısı ise, O'na Kur'ân'da Peygamberlerin dilinden zikredilen, bulunan Esmaü'l Hüsna'nın geçtiği özel dualarla sunulandır.
Ya Rabbi, bütün güzel sıfatlarını tanıyıp; onlarla seni tefekkür ve zikrederek, amel ve ibadetlerinde sana hiçbir şey ortak koşmayan, aşık ve sadıklar zümresine dahil eyle!…
Aşk Yolcusu / Tarikatlar ve Alevilik, Tasavvuf Yolcusu / Mevlana ve Mevlevilik (Ötüken Yayınları / İst.) Ve Esmaü'l Hüsna (Beyaz Kule Yayınları / Ank.) Yayımlanmış olup; çok sayıda şiir, makale ve denemeler gazetesi, dergi ve İnternet sitelerinde yayımlanmıştır. Şiirlerinden bir bölümü çeşitli formlarda bestelenmiş olan yazarın diğer araştırmaları yayıma hazırlanmıştır.