ERDEM AÇISINDAN DEMOKRASİ VE POLİTİKA
Erdem hükümeti demokrasi ve politika, ilk dünya görüşü azınlıkta kaldığı dünyamızda aydın ve akademisyenler arasında tartışma konusudur. Erdem ahlaki bir değer, demokrasi ise siyasal bir sistemdir. “Beyazları” iktidara gelirken “Siyahlar (ın) a” yönetilmek, bazen bazen -amiyane tabirle - güdülmek düşer. -Burada siyah ve beyazlardan kastımız: Beyaz derili beyazlar, beyaz derili siyahları yönetmektedir.
ERDEM
Erdemin eski çağ filozoflarından Platon'dan günümüze bir çok tarifi mevcuttur. Platon, erdemin özünün Tanrısal olduğunu belirtiyor. Alman toplum bilimci ve Kant (1724-1804) “Pratik aklın eleştirisi“ adlı kitabında: ”İnsanın ahlaklı olduğu ölçüsü (…) Ahlak yasalarına gösterdiği saygıdır.” Diye başlayıp devamla “Ahlak yasalarına istençli bir eğilimle değil, en önemli emre dayanmayan, kendiliğinden seve, seve bir çabayla uyulur. Ahlaksal durum erdemdir. ”Diyerek, doğru bir tesbitle erdemle güzel ahlakı özdeşleştirmiştir.
Erdem ve güzel ahlaktan ilkeleri için toplumdan topluma değişim göstermesine rağmen kökleri insanlık tarihinin derinliklerine kadar uzanmak-tadır. Ahlak kuralları, devletin veya bir toplumsal otoritenin yaptırım ilkesi olmadan benimsenerek uyulan kurallar olduğu için, bunların vicdan yapacağı şekillenmektedir. Bu yönüyle de insanın huy ve karakterini sunar.
İslam ahlakı Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette Yüce Allah tarafından üzerine basa basa durmaktadır gibi, Hazreti Muhammed'in iki tarafında hadis de yer almakla kalmamış, çevresiyle birlikte yaşayarak kurumsallaştırmaktadır. Bunlar özetle: İnsanın: 1- Allah'a karşı karşıya 2- Ailesine karşı karşıya 3- Topluma ve vatana karşı karşıya 4- Kendine karşıdan 5- 5 toplanabilir. Toplumsal yönetime talip olan bireylerde; a) Emin ve güvenilir olmak, b) Doğru ve dürüst olmak, c) Bencil olmamak, d) Kul hakkına riayet etmek, e) Helal rızık peşinde olmak, f) Zenginlik hırsı taşımamak. g) Sabır, sebat.kanaat, tevazu, edep, cömertlik gibi hasletlere sahip olmak.
İslam, toplumun yönetimini oluşturulacak şura (meclis) ve insanlar arası müşavere (görüşüp-tartışma sonunda sonuca varma), uygulamada ise adalet, eşitlik ve özgürlük istemektedir. Koruyacak adaletli denetim mekanizmaları önermektedir. Bize göre demokrasinin amacı yönelik kurum ve hizmetler, erdemli kişiler
DEMOKRASİ
Yerkürede, ilk insan topluğundan itibaren kitleleri yönetmek için sürekli güç ve iktidar mücadelesi yaşanmıştır. Mücadeleler arasında bir kez “kutsal ve erdemli idealler” le maskelense dahi amaç yönetimi ele geçirerek diğer insanlara karşı iktidar için kullanılabilir makarnadan daha fazla ödeme alma isteminden kaynaklanıyor! ... Tarihin ilk dönemlerinden savaş ve kargaşalar milyonlarca neden olduğu, kalan kalan dul ve yetilerin bulunduğu ömür boyu süren sosyal ve ekonomik kapanmaz yaralar da açıldı.
Sonunda insanoğlu silahtan daha güçlü olan politika / siyaset denilen -ince ayar -bir iktidar aracı keşfedip, rakiplerini “kanuni” yoldan alt kullanma yönetimi ele geçirilmiş “meşru” hale dönüştürme becerisini gösterme, iktidarların kansız el değiştirmesini sağlamlaştır (!) İktidara gelmenin en iyi aracı olduğu ideallerle çerçevelenmiş ancak “Demokrasi” denen sihirli şekiller oldu.
Demokrasi: Halk İktidarı olduğu Yunanca bir kelimedir. Sosyal bilimcilerin köklerini Yunan Sitesi Devletlerine kadar götürdüğü sistemin ortaya çıkışı: Avrupa Orta Çağdan sonraki Rönesans evrelerinde İngiltere ve Fransa'da Monarşik (tek kişilik iktidarı) ve Oligarşik (Zümre iktidarı) sistemlerinde tercih için kullanılan başlangıçkaldırıyor.
İktidara yürüyenlerin toplumları ajite ederek örgüt-parti gibi teşkilatlar oluşturmaları ve belirledikleri amaca yönlendirebilmeleri. Geleceğin liderliği saklı -iktidara susamış ve meyvelerini toplamayı arzulayan kadroları içindir.
Kadroları yönlendirmede liderlik yeteneği yanında maddi kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır Bu özellik amaca yönelmede reklam, tanıtım ve promosyonun gücü oldukça gereklidir. Araç kitleri aralarında propaganda ve özelliklerimi sunmaktadır. Her ne kadar Demokrasi için halk iktidarı tanımı uygulama ve temelleri kapital / para üzerine oturabilen “parti” denilen oligarşi oluşum gerçekleştirmeden iktidara gelme şansı.
Demokrasi tarif edilirken “Egemenliğin halktan beri siyasal sistem“ gibi nitelenmiş olmalı rağmen, -istisnalar saklı tutulursa- halk arasında zaman gerçek anlamdaki iradesini. Hele Türkiye gibi gelişmekte olan seçenekler parti ve liderlik seçeneklerinden seçmeye zorlanmakta, seçim de halkın seçtiğinizler. Antidemokratik maddeler ve “parti disiplini“ dahil olmak üzere halkan seçtiğini zannettiği temsilcilerin ikbal ve idealleri iki dudağının arasında bulunur.
Teoride demokrasi düşüncesinin altında: “Toplum yaşamını yönetecek otoritenin, toplumu oluşturan tüm bireylerin çoğunluğuna dayanması, herkese göre kullanabilmeniz, yönetime muhalif guruplarının dahi hak ve hukukunun titizlikle koruyarak, toplumu adaletle yönetmesi” gibi ilkeler bulunmakta; seçim sağlamak için yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsız ve birinin diğerinin içindir müdahale etmemesi kuralı getirilmişse, pratikte gerçek kullanım ancak bunlar Kafdağının arkasındaki bir masal ülkesinde uygulanabiliyor?
Bir başka realist söylemle: “Demokrasi yüksek ideal ve ilkelerle birlikte fakat bu ideal ve ilkeleri hayata geçirecek yeterli mekanizmalar içeren oluşturulamamıştır!” Anayasa metinleri olup, bunlar da çok çok tepeden inme siyasal simgeleri olarak tartışmalı olduğudır! ...
Politika
Demokrasinin uygulamasına yönelik gerek bilimsel, gerekse de siyasal onlarca eleştirilmiştir. Burada yazın değinmek bu yazının formatını aşacağından birkaçına değinmekle yetineceğiz:
1-Demokrasi sosyal bir sistemde, uygulamada, tarihi şartlarda sosyo-grafik yapı, daha önce ocağın şartlarında ekonomik sistemler, kapsamını daraltıp - genişletmekte bulunmaktadır.
2- Yasal olarak başarılı olabilmesi için toplumda oluşmuş belirli hukuki alt yapıya ihtiyaç duyulduğunu belirtir.
3- Teoride yurttaşların tamamının seçilmesi katı sayılmışsa da, 18 yaşını doldurmuş seçmen olmak için, seçmen kütlesini içerir. Buna göre 16-18 yaş arası gençler, silahın içinde, seçim günü seçim bölgesinde bulunamayanlar gibi pek çok yurttaş seçime katılamamakta ve bunların iradeleri sandıka yansımamaktadır. ve seçim barajları eklenirse, yurttaşların “iradesi” seçimde yok sayılır.
4-Seçim olgusu belirli düz bilinç gerekleri için düzeye erişememiş toplum bireylerini “siyaseten aldatmak” oldukça kolay olduğu; nitekim uygulamada bu olguya oldukça sık rastlanıyor.
5-Bir günde Demokrasinin uygulanabilmesi için, ekonomik ekonomik gereklilik vardır. Yoksulluk sınırının altında olan birey, yarın tavuk vadeden parti ve liderden çok, bu gün için yumurta vaat edenle birlikte hareket içindir. Bir başka tarafta, gerçekçi söylemden çok popülist söylemle yaklaşanların arkasından yürüyecek ve sonunda hayal kırıklığına uğrayacaktır. “Seçkin uçan kuş” saf seçmene vaat sunarler.
6-Sistem her türlü olumlu ve olumsuz etkileşime açıktır, ordu, meslek grupları, siyasallaşmış tarikatemaatçı ve özellikle büyük sermaye kulüpleri yasama ve yürütme üzerinde rahatça baskı.
7- Gelişmekte olan toplumlarda siyaset arenasında olağan sayılan “ayak oyunları” nedeniyle sorumlu ve sorumlu mevkilerde ilkeli ve erdemli insanlara oldukça zor rastlıyor. Buna rağmen toplumların politik değişim ve gelişimi genellikle o noktalarda ayakta kalabilmiş birikimli, ilkeli ve erdemli zatların eliyle gerçekleşmektedir.
8- Teoride bulunmadığı halde, birçok insan Politikacılığı bir iş kolu haline dönüştürülebilir kasaba ve şehirlerde ihtiyaç esas işinden memnun olmayan çeşitli meslek mensupları ve bürokratlar. Bundan daha çok, çeşitli akademik kuruluşlarda bilim kürsüsü işgal edip işlerinde birkaç unvan bulunan zevat dahi o kürsüleri terk etmek için siyasi liderlerden işaret beklemektedir. Bütün bunlardan amaç “bir nefer olarak vatana hizmet” etmektir (!) Başka bir koşullar “siyasi vatan hizmetinde askere alma şubesinde parti merkezleri altında (! ...)
Kirli fabrikalarının kirli çamaşırlarını temizlemek için kullanın . Kureticmazlar için Neticede politikacılar da toplumun içinden çıkmış ve o toplumun ahlaki ve tasarlamak gerekir
Yeri geldiken - az bilinen- bir fıkrayı burada tekrarlamakta yarar var. “Emr-i Hak” vuku bularak vefat edildi, bunu duyan çayırda otlak merkep sürüsündeki hayvanlar neşe ve sevinç kaplaması, anırarak zıplamalı dans başladı başlamışlar. Fakat içlerinden en yaşlısı hiçbir sevinç ve neşe emaresi göstermeden sakin, sakin otlanmaya devam etmekteymiş. Onu gören genç merkepler şaşkınlıkla yanına gelip:
Duymadın mı semerci ölmüş, sen niye neşelenip dans etmiyorsun? demişler.
Yaşlı merkep,
- Ölmüşse ölmüş neden bu kadar seviniyorsunuz.?
Genç merkepler hep bir ağızdan,
- Niye sevinmeyelim artık bize kimse semer vuramayacak ve belimiz yara bere içinde kalmayacak, demişler.
Yaşlı merkep, pişkince gülmüş.
- Sevineceğinie üzülün, demiş. İki gün sonra köylü toplanır eli makas ve çuvaldız tutan birini semerci seçerler, o da acemi içindir sert keçe ve yeni otlardan semer imal ederek sırtımıza vurur. Böyle usta semercinin yumuşak keçe ve otlarından oluşan semer bizi daha az yaralarken, genç semercinin yapacağı semerler sırtımızda derin yaralar açar, demiş.
Bunu duyan merkepleri derin bir üzüntü sarmış; içlerinden biri:
- Peki bundan kurtulmanın çaresi yok mu? diye merakla sormuş
Yaşlı merkep hiç tereddüt etmeden cevap vermiş:
- Var, var: çaresi eşeklikten kurtulmak! ...
Demokrasi yukarıdan beri sıralaya geldiğimiz pek çok aksaklığına rağmen, gerek tarifi gerekse teorisindeki özgürlük, eşitlik, ve halk egemenliğine bağlı olarak oluşması nedeniyle Hukuk Devleti gibi yüksek ideallerle bezenmiş olması gerekir. Aksaklıkların düzelmesine gelince, her şeyden önce Demokrasinin alt yapısını oluşturan toplum bireyleri ve STK'larının erdemli donanımlara sahip olduğu.